Tarımda narenciye ürünlerinde görülen yeşillenme hastalığına karşı mücadele devam ediyor. Bu hastalık nedeniyle ağaç ölümlerinin yaşanmaması için karantina tedbirlerinin alınması öneriliyor. Türkiye genelinde tarım zararlıları ve bitkisel hastalıklar zaman zaman görülebilmektedir. Bu tür durumlarda ilgili kurumlar ve üreticiler bir araya gelerek hastalıklarla mücadele etmektedirler. Narenciye ürünlerinde yeşillenme hastalığı dünyada 33 ülkede görülmekte olup, Adana’da 3 milyon 200 bin ton narenciye üretildiği için çiftçilerin karantina önlemlerine daha fazla dikkat etmeleri istenmektedir. Bu hastalığın bulaşmasını engellemek amacıyla Kıbrıs’tan ülkemize narenciye ürünlerinin gelmemesi ve transit geçişlerin yapılmaması gerektiği vurgulanmaktadır.
Turunçgil yeşillenme hastalığı, Asya turunçgil psillidi adı verilen bir tür böcek aracılığıyla yayılmaktadır. Bu hastalık dünya genelinde ciddi bir sorun olup, en kısa zamanda tedbirler alınması gerekmektedir. Bu sebeple halihazırda dünyada 33 ülkede görülen hastalık için Türkiye’de de karantina tedbirleri uygulanmaktadır. Ancak hastalığın bulaşması durumunda ağaç ölümlerinin yaşanabileceği ve büyük miktarda ürün kaybına neden olabileceği belirtilmektedir. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, hastalığın yayılmasında etkili olan faktörleri açıklamış ve hastalığın ciddiyetini vurgulamıştır. Hastalığın yayılmasını önlemek için henüz bir ilacın bulunmadığı ve bu nedenle karantina tedbirlerinin önemli bir önlem olduğu belirtilmektedir.
Narenciye üretiminde Adana önemli bir merkez olup, burada görülecek olan hastalığın ekonomiye zarar verebileceği ifade edilmektedir. 850 bin dönüm alanda narenciye ekimi yapılan Adana’da, 3 milyon 200 bin ton narenciye üretildiği ve bu durumun ülke ekonomisine ciddi katkıda bulunduğu belirtilmektedir. Bu nedenle, hastalık bulaşması durumunda milyonlarca insanın mağdur olabileceği ve büyük miktarlarda ürün kaybı yaşanabileceği vurgulanmaktadır. Bu sebeple Tarım Bakanlığı’nın sıkı tedbirler alması gerekmektedir. Ülkemizin narenciye üretimi ve ihracatı açısından büyük bir öneme sahip olduğu ve bu sektörün korunması gerektiği vurgulanmaktadır.



