USD43,82
%0.15
EURO51,67
%0.11
BIST13.934,06
%0.94
Petrol71,65
%-0.01
GR. ALTIN7.158,16
%1.72
BTC0,000000
%0
İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
  1. Haberler
  2. Dünya
  3. Nefesler tutuldu!

Nefesler tutuldu!

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ABD’nin önümüzdeki günlerde İran’a yönelik bir saldırı düzenlemeye hazırlandığına dair işaretler giderek güçleniyor. Nitekim Washington’ın, Orta Doğu bölgesine, 2003’teki Irak işgalinden sonra bugüne kadarki en büyük hava gücünü yolladığı, ABD ordusunun birkaç gün içerisinde savaşa hazır hale gelebileceği belirtiliyor.

Amerikan CBS televizyonu, kaynaklarına dayanarak, ABD ordusunun hafta sonuna kadar İran’a saldırmaya hazır hale geleceğini, ancak Başkan Donald Trump’ın henüz bu yönde bir karar almadığını belirtti. CBS News, ABD ordusunun Orta Doğu’daki hazırlık çalışmalarında sona gelindiğini, operasyonun tarihinin henüz belirlenmediğini, saldırının başlaması durumunda bir iki günle sınırlı kalmayacağını öne sürdü. CBS’in haberine göre, ABD Savaş Bakanlığı (Pentagon), olası ABD harekâtı ve muhtemel İran misillemesi öncesinde bazı personeli üç gün içinde geçici olarak Orta Doğu’dan ABD’ye veya Avrupa’ya çekecek.

Savaşa kaç deniz mili var?

İSRAİL’LE YÜRÜTÜLECEK

ABD medyasına konuşan kaynaklar, olası bir ABD askerî operasyonunun büyük ihtimalle İsrail’le birlikte yürütüleceğini, haftalar sürebilecek geniş çaplı bir harekât olacağını ve Trump yönetiminin Orta Doğu’da büyük bir savaşa Amerikalıların düşündüğünden daha yakın olduğunu belirtti. ABD’li yetkililere göre, “USS Gerald Ford” uçak gemisinin Doğu Akdeniz’e ulaşması, olası saldırıların zamanlamasını belirlemede kilit rol oynayacak. Bununla birlikte bazı kaynaklar, USS Gerald Ford’un Akdeniz’e ulaştığı yönünde haberler olduğunu belirtti.

“Wall Street Journal” gazetesi de, ABD hükümeti yetkilileri ve eski askerlere dayandırdığı haberinde, ABD’nin hava ve deniz askeri unsurlarını kuvvetlendirdiği belirtildi. Haberde bunun, Haziran 2025’te İran nükleer tesislerine düzenlenen “tek seferlik” saldırı yerine İran’a karşı “haftalar sürebilecek bir hava savaşı” seçeneği sunacağı ifade edildi.

BRİFİNGLER VERİLİYOR

Saldırı halinde, askeri seçenekler hakkında Trump’a sunulan brifinglerin tamamının “İran rejimine ve bölgesel vekillerine zararı en üst düzeye çıkarmayı” amaçladığı bildirildi. Seçenekler arasında “İranlı siyasi ve askeri liderleri öldürmeyi” hedefleyen bir tutum ile nükleer ve balistik füze tesislerini hedef alacak hava saldırılarının bulunduğu aktarıldı. Buna karşın hassas vuruşlar, gizlilik teknolojileri ve uzay kapasitelerinin kullanılmasının planlandığı harekatta Trump yönetiminin, “olası bir ilk bombalama sonrası ne olacağından hala emin olmadığı” savunuldu. Haberde bazı eski askeri yetkililerin, bölgede “bazı belirsizlikler” göz önüne alındığında, “diplomatik bir anlaşmanın savaştan daha tercih edilebilir olabileceğini” aktardığı da kaydedildi. Bununla birlikte İran’ın, askeri bir harekata karşı bölgedeki ABD üslerine yönlendirebileceği “füze cephaneliği” ve Hürmüz Boğazı’nı kapatma gücü dahil “bazı kozlara sahip olduğu” ifade ediliyor. Öte yandan Ürdün, Suudi Arabistan, Bahreyn, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Mısır gibi bölge ülkelerinde konuşlandırılmış yaklaşık 50 bin Amerikan askeri bulunuyor.

İsrail kanalında işkence itirafları! ‘Artık kimse bize bakamaz, buranın sahibi biziz’

TRUMP’A DİEGO GARCİA VETOSU

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ABD Başkanı Trump’ın İran’a olası bir saldırıda İngiliz üslerini kullanmasına izin verilmesi yönündeki talebine olumsuz dönüş yaptı ve bunun uluslararası hukukun ihlali olacağını söyledi. Trump, önceki gün İran’a karşı Hint Okyanusu’nda yer alan Diego Garcia adasındaki üssü ve İngiltere’nin Gloucestershire kentindeki Fairford Hava Üssü’nü kullanabilecekleri mesajını vermişti.

BÜYÜK YIĞINAK

Uçuş takip verilerine göre Ürdün’deki Muvaffak Salti Hava Üssü ve Suudi Arabistan’daki Prens Sultan Hava Üssü’ne çok sayıda uçak sevk edildi. Bunlar arasında F-35, F-15, F-16, E-3 havadan erken ihbar ve kontrol (AWACS) ve E-11 havadan haberleşme uçakları da bulunuyor. Ayrıca çeşitli üslerde bulunan sinyal bozucu uçakların da alarm düzeyinin artırıldığı söyleniyor.

ABD Donanması’ndan bir yetkiliye göre, ABD halihazırda, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz bölgelerinde Trump yönetiminin potansiyel bir operasyonunu desteklemek için 13 gemiye sahip bulunuyor. Bölgede, USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve balistik füzelere karşı savunma yapabilen 9 muhrip var. Öte yandan “USS Gerald R. Ford” uçak gemisinin de, taarruz gücüne sahip 4 muhriple Akdeniz’e girdiği belirtiliyor.

HANGİ FÜZELER?

Bununla birlikte ABD’nin, bir saldırı halinde İran’ın nükleer tesislerini yok etmek amacıyla sığınak delici füzelerin yanı sıra Başkan Trump’ın geçtiğimiz günlerde sözünü ettiği ve Venezuela operasyonunda kullanıldığını iddia ettiği esrarengiz “discombobulator” adlı silahın da kullanılıp kullanılmayacağı tartışılıyor. Söz konusu “discombobulator” hakkında çok fazla şey bilinmezken, Trump, bu silahın “karşı tarafın ekipmanlarının çalışmamasını sağladığını, ses dalgaları yaydığını” belirtmişti. Ancak uzmanlar, bu silahın devrim niteliğinde yeni bir silah olmadığını, mevcut elektronik ve akustik teknolojilerin kombinasyonu olan bir silahtan bahsedildiğini düşünüyor.

KONUŞULAN SENARYOLAR

BBC, Tahran’la bir anlaşmaya varılamaz ve ABD Başkanı Donald Trump ABD güçlerine saldırı emri verirse, ortaya çıkabilecek senaryolar şöyle sıralamıştı:

1 – Sınırlı ve nokta atışı saldırılar, düşük sivil kayıp, demokrasiye geçiş: ABD hava ve deniz kuvvetleri; İran Devrim Muhafızları Ordusu’na, ona bağlı Besic güçleri, balistik füze fırlatma ve depolama alanları ile İran’ın nükleer programını hedef alan sınırlı ve hassas saldırılar düzenler. Zaten zayıflamış olan rejim devrilir ve İran, zamanla gerçek bir demokrasiye geçerek yeniden dünya sistemiyle bütünleşir.

2 – Rejim ayakta kalır, ancak politikalarını yumuşatır: İran açısından bu, İslam Cumhuriyeti’nin varlığını sürdürmesi anlamına geliyor. Bu durum birçok İranlıyı tatmin etmese de, rejimin Ortadoğu’daki silahlı milislere desteğini azaltması, nükleer ve balistik füze programlarını sınırlandırması ve protestolara yönelik baskıyı gevşetmesiyle sonuçlanabilir.

3 – Rejim çöker, yerini askeri yönetim alır: Birçok gözlemciye göre en olası senaryo askeri bir yönetimin devreye girmesi. ABD saldırılarının ardından oluşabilecek kaos ortamında, ülkenin sert bir askeri yönetim tarafından kontrol edilmesi ihtimal dahilinde görülüyor.

4 – İran, ABD güçleri ve komşularına misilleme yapar: İran, ABD Donanması ve Hava Kuvvetleri ile başa çıkabilecek güçte olmasa da, mağaralarda, yer altı tesislerinde ya da dağlık bölgelerde gizlenmiş balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla karşılık verebilir. Özellikle Bahreyn ve Katar’daki ABD üsleri potansiyel hedefler arasında yer alıyor.

5 – Körfez’e deniz mayınları döşenmesi: İran ile Umman arasında yer alan Hürmüz Boğazı, dünyanın en kritik geçiş noktalarından biri. Küresel sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yaklaşık yüzde 20’si ve petrol ile petrol ürünlerinin yüzde 20–25’i her yıl bu boğazdan geçiyor. İran’ın deniz mayınları döşemesi, dünya ticaretini ve petrol fiyatlarını doğrudan etkileyecektir.

6 – İran’ın bir ABD savaş gemisini batırması: “Sürü saldırısı” olarak adlandırılan taktik, İran’ın, çok sayıda patlayıcı yüklü İHA ve hızlı torpido botunu aynı anda kullanarak ABD gemilerini hedef alması şeklinde uygulanabilir. Bir ABD savaş gemisinin batırılması ve mürettebattan hayatta kalanların esir alınması, Washington için büyük bir aşağılanma anlamına gelir.

7 – Rejim çöker, ülke kaosa sürüklenir: Bu, Katar ve Suudi Arabistan gibi komşuların en çok endişe ettiği senaryolar arasında. İç savaş ihtimalinin yanı sıra Kürtler, Beluçlar ve diğer azınlıkların, merkezi otoritenin çökmesiyle silahlı çatışmalara sürüklenmesi riski bulunuyor. 93 milyonluk nüfusuyla Orta Doğu’nun en kalabalık ülkelerinden birinin kaosa sürüklenmesi, büyük bir insani ve mülteci krizini tetikleyebilir. Bununla birlikte Wall Street Journal, bu 7 senaryoya, İran’ın üst düzey liderlerinin tamamının öldürülmesi seçeneğini de ekliyor.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Nefesler tutuldu!
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Girdap Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!