Niğde’deki Zirai Don Felaketi ve Çiftçilerin Yaşadığı Zorluklar

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde’nin Merkez, Bor ve Altunhisar ilçelerinde zirai don felaketinin yarattığı etkinin boyutlarını yerinde inceledi. Don olayının ardından bahçelerinde büyük kayıplar yaşayan elma üreticilerinin sorunlarını dinleyerek, çözüm önerilerini paylaştı.
Don Olayı Elma Bahçelerini Olumsuz Etkiledi
Ömer Fethi Gürer, Türkiye genelinde yaşanan don felaketinin Niğde’deki elma bahçeleri üzerinde ciddi etkiler bıraktığına dikkat çekerek, “Ülkemizde toplam 99 milyon elma ağacı var; fakat bunların yalnızca 18 milyonu genç olduğu için ürün vermemekte. Ürün veren ağaçlar arasında Niğde, Karaman, Konya, Antalya ve Isparta ön plana çıkıyor. Bu illerin hepsi don olayından etkilendi. Ancak Niğde’deki kayıp oranı daha fazla. Geçtiğimiz yıllarda 614 bin ton elma üretilirken, bu yıl 500 bin ton kayıp söz konusu.” ifadelerini kullandı.
Üreticilerin Çığlığı: “Bu Yıl Ürün Yok”
Elma üreticisi Cemil Acer, 800 dekar alanda yaptığı elma üretiminde, 4.000 ton gibi kayda değer bir verim elde ederken bu yılki tahmini üretimin sadece 100 ton olduğunu belirtti. Acer, “21 yıldır bodur elma yetiştiriyorum, böylesine bir felaket görmedim. Bahçemizdeki çiçekler tamamen boş ve bu durumda beklemekten başka çaremiz yok.“ dedi. Bu yıl üretimin tamamen büyük bir kayba uğradığını ifade eden Acer, yeni endüstriyel elma türleri olan Red Chief, Super Chief, Granny Smith gibi çeşitleri de belirtti.
TARSİM Sigorta Sorunları
Cemil Acer, TARSİM sigorta sisteminin karmaşık yapısından şikayet ederek, “TARSİM sigortasını yaptırmadık. Bu sistem çiftçiler için oldukça karmaşık ve faydadan çok zarar getiriyor. Çiftçiler olarak sistemin sadeleştirilmesini talep ediyoruz.” şeklinde konuştu.
Elma Yok Ama Masraflar Sürecek
Cemil Acer, “Masraflar ne olursa olsun devam edecek. Bu yıl elma olmaması durumunda bile ağaçlara bakım yapılması şart. Bir sonraki yıl ürün almak için gerekli tedbirleri almak zorundayız. Elmanın yanında nektarin, kayısı gibi diğer ürünlerde de büyük kayıplar var.” diyerek ekonomik durumu özetledi.
Tarım Bölge İçin Hayati Öneme Sahip
Tarımın, bölgedeki ekonominin temelini oluşturduğuna vurgu yapan Acer, “Köylerimizde yaşayan birçok kişi, tarım üretimi ile geçim sağlıyordu. Artık bu durum ciddi bir istihdam kaybına sebep olacak. Hem büyük hem de küçük çiftçilerin bankalara borçları var; onların bu yılki kaybı çok büyük.” dedi.
Çiftçilerin Desteklenmesi Şart
Ömer Fethi Gürer, don felaketinin sosyal ve ekonomik etkilerinin büyüklüğüne işaret ederek, “Çiftçilerin üretim yapabilmesi için desteklenmesi şart. Zira ağaçlara bakım yapılması gerekiyor. Çiftçilerimizin zararları karşılanmalı ve yurtdışı pazarının kaybolmaması için tedbirler alınmalıdır.” şeklinde konuştu. Don olayının ardından çiçeklerin içinin boş olduğu ve dolayısıyla ürün alınmasının imkansız olduğunu belirtti.
Sonuç Olarak
Gürer, geçmişten aldığı bir öğüdü hatırlatarak, “Dedem derdi ki, ‘Eğer Hasan Dağı’nda kalbur kadar kar varsa, Bor Bağı’nın, Altunhisar Bağı’nın hayrını gör.” diyerek yaşanan felaketin ciddiyetine dikkat çekti. Bu bağlamda, çiftçilerin zararlarının karşılanması ve desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Yaşanan bu doğal afetin sonuçları yalnızca tarım sektörü için değil, bölgedeki genel ekonomik yapı için de ciddi riskler taşımaktadır. Çözüm bulunmadığı takdirde, hem ekonomik kayıplar hem de istihdam sorunları daha da derinleşecektir.



