Ohio eyaletindeki Canton şehrinde 18 Nisan tarihinde meydana gelen bir trafik kazasının ardından siyahi Amerikalı Frank Tyson adlı şahsın polis tarafından gözaltına alınırken ölümüyle sonuçlanan olayın görüntüleri gün yüzüne çıktı. Olayın kask kamera görüntülerinde, Tyson’ın polis tarafından yere yatırılıp ters kelepçe takıldığı ve defalarca “Beni öldürmeye çalışıyorlar” diyerek çığlık attığı duyuldu. Polisin dizini Tyson’ın boynuna bastırması ve Tyson’ın “Nefes alamıyorum” diye yalvarması da görüntülere yansıdı. Tyson’ın hareketsiz kalması üzerine polis memurlarından birinin durumunu kontrol ettiği ve nefesi olmadığını fark edince kalp masajına başladığı anlar kaydedildi. Tyson hastaneye kaldırıldı ancak hayatını kaybetti.
Olayın ardından polis memurları hakkında soruşturma başlatıldı ve görevlerinden uzaklaştırıldılar. George Floyd’un ölümünün ardından 2020 yılında ABD’de başlayan ve polis şiddeti ile ırkçılığa karşı yapılan protestoların benzeri bir tepki de bu olayın üzerine geldi. Olay, siyahi bireylere karşı polis şiddetini ve ırkçılığı gündeme taşıdı ve toplumda derin bir infiale yol açtı.
Bu trajik olay, ülkedeki ırkçılığın ve polis şiddetinin vurgulanmasına neden oldu. Amerika Birleşik Devletleri’nde siyahi bireylere karşı uygulanan haksız muamele ve ayrımcılık, toplumda büyük bir infiale neden olmaktadır. Benzer olaylarla birlikte bu durumlar sık sık gündeme gelmekte ve protesto edilmektedir. Polis gücünün kötüye kullanılması ve siyahi Amerikalıların maruz kaldığı zorbalık, toplumda derin izler bırakmaktadır.
Trafik kazası sonrası gözaltına alınan Frank Tyson’ın ölümü, polis müdahalesinin sınırlarını ve hukuk dışı uygulamalarını bir kez daha gündeme getirdi. Polis tarafından yapılan keyfi müdahaleler ve ölümler, toplumda büyük bir infiale ve tepkilere yol açmaktadır. Bu tür olayların ardından adaletin sağlanması ve sorumluların cezalandırılması beklenmektedir. Irkçılık ve polis şiddetine karşı mücadele devam etmekte ve bu tür olayların bir daha yaşanmaması için adımlar atılması gerekmektedir.



