Van’da 27 Eylül 2024 tarihinde kaybolan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in cesedinin, 18 gün sonra bulunmasının ardından soruşturma süreci hakkında tartışmalar artarak devam etmekte. Olayla ilgili Adli Tıp Kurumu’ndan gelen rapor ve diğer gelişmeler, soruşturmanın seyrinde kafa karıştırıcı izlenimler oluşturdu.
Avukat Zeynep Demir, Kabaiş’in vücudunda, göğüs ve vajina bölgesinde iki farklı erkeğe ait DNA örnekleri bulunduğunu ifade etti. Ancak Adli Tıp Kurumu’nun raporunda cinsel saldırıya dair herhangi bir tıbbi bulguya rastlanmadığı bilgisi verildi.
Bu süreçte, soruşturmanın Meclis gündemine alınması amacıyla sunulan önerge, TBMM Genel Kurulu’nda AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Önergenin geri çevrilmesi, kamuoyunda büyük bir tepkiyle karşılandı.
“Rojin Kabaiş.
Van’da yaşadı; bir sabah kayboldu ve günler sonra cansız bedeni ortaya çıktı. Bedeninde iki farklı erkeğe ait DNA tespit edildi.
Ancak “araştıralım” dendiğinde, Meclis işlevini yerine getirmedi. Neden? Siz halkın temsilcisi değil misiniz? Halk için siyaset yapmıyor musunuz?
Meclis’in suskunluğu, Van’da da geniş bir sessizliğe yol açtı. Konu daha da büyüdü.
Bu ülkedeki insanlar vicdansız ve merhametsiz değildir; ne oldu bize? Olayların üstüne gitmemek amatörce bir tutumdur.
Adaletin sağlanması için daha ne bekleniyor? Bir evladın hayatı sona erdi. Soru çok açık: Neyi bekliyorsunuz?
Bugün Rojin için adalet talep eden bizler, kendi çocuklarımız için de ses veriyoruz. Çünkü adalet, bir gün hepimizin ihtiyacı olacak.
Adaletin terazisiyle oynamak, tehlikeli bir hamledir. Bir gün o terazinin kefesinde siz de olabilirsiniz. Adaletin gözünü kör etmeyin.
Bir an durup empati yapın: Kendi kızınıza, eşinize veya kız kardeşinize Rojin’e yapılanlar uygulansaydı ne hissederdiniz? Bu cinayetin faillerinin ortaya çıkarılması ve adaletin sağlanması, devletin sorumluluğudur. Eğer bu cinayetlere yeterince duyarsız kalırsanız, çocukları öldürülen anne ve babaların acısı peşinizi bırakmaz.”


