UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi’nde bulunan antik Sagalassos’ta, 1989 yılında başlatılan kazı çalışmaları devam ediyor.
Roma dönemine ait muazzam mimari yapılarla birlikte antik kentin sosyal hayatı da araştırmacıların ilgi odağı haline geldi.
Roma’nın önde gelen beş seramik üretim merkezinden biri olan Sagalassos’ta, pişmiş toprak kiremit üzerindeki çivili ayakkabının bıraktığı iz, kazı ekiplerindeki uzmanları heyecanlandırdı.
Kazı evi envanterine alınarak detaylı incelemeye tabi tutulan ayak izi, bilim insanlarına büyük umutlar vadediyor.
“GÜNÜMÜZE IŞIK TUTAN NADİR BİR ESER”
Bu ayak izi, Anadolu’daki Roma dönemi kentlerinde yaşayan insanların somut izlerine dair nadir örneklerden biri olarak değerlendiriliyor.
Sagalassos’ta gün yüzüne çıkarılan eserlerin, Romalıların günlük yaşamlarına dair önemli bilgiler sunduğunu belirten KU Leuven Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden Belçikalı arkeolog Prof. Dr. Jeroen Poblome, kazı başkanlığında uzun yıllar görev yaptığını ifade etti.
Poblome, Prof. Dr. Marc Waelkens’ın liderliğinde yürütülen kazılarda 35 yıldan bu yana görev aldığını aktararak, bu tür çivi tabanlı ayakkabıların (caligae) kırsal alanlara uygun ve dayanıklı yapıda olduğunu vurguladı.
Ayak izi ölçülerinin erkeklerden daha küçük olması, bu buluntunun kadınlara ait olabileceğini düşündürerek keşfi daha da özel kılıyor. Poblome, “Bu durum, antik dönemde kadınların çivili tabanlı ayakkabılar giydiğini ve sosyal yaşamda etkin bir rol oynadığını gösteriyor.” dedi.

ANTİK AYAKKABI YENİDEN TASARLANACAK
Yaklaşık 2 bin yıl öncesine tarihlenen ayak izinin uzmanlarca detaylı bir şekilde incelendiğini belirten Prof. Dr. Jeroen Poblome, “Kadına ait olduğunu düşündüğümüz bu nadir ayak izi, dönemin ayakkabı örneğini daha da netleştirdi. Uzun zamandır sahada bulduğumuz iki çeşit çivi, ayakkabı tabanına ait olduğunu gösteriyor.” diye konuştu.
Kiremit henüz kurumadan çivili ayakkabı ile basılmış olup, yapılan inceleme ile bu ayak izinin çivili ayakkabıya ait olduğu kesinleşmiştir. Kazı alanında elde edilen çivilerle aynı izlerin bırakıldığını tespit ettik. Bu bulgu, Roma’nın kırsal yaşamında çivili ayakkabıların kullanıldığını kanıtlıyor. İnce uzun yapıda, yaklaşık 37 numara bir ayakkabı kalıbı var. Mikroskopla yapılan incelemelerde uzun çivilerin ayakkabının yanlarında, kısa çivilerin ise tabanında olduğu görüldü. Antik döneme ait bu deri ayakkabıyı yeniden tasarlamayı planlıyoruz.” dedi.
Poblome, Sagalassos’tan çıkan ayak izinin günümüze ışık tutan önemli bir belge olduğunu belirterek kazı evinde bu çivilerden geniş bir koleksiyon bulunduğunu ve ayrıştırma işlemlerinin başlayacağını aktardı.
Çivilerin kullanımıyla deri ayakkabılar ve terlikler tasarlamayı planladıklarını vurgulayan Poblome, antik dönem yaşamını canlandıracakları bilgisini paylaştı.

SAGALASSOS KAZILARINDAN ÇIKAN ESERLER
Sagalassos Antik Kenti’nde gün yüzüne çıkarılan eserler arasında, 5 metre boyundaki İmparator Marcus Aurelius ve İmparator Hadrian heykelleri de bulunuyor. Bu eserler, her yıl Burdur Müzesi’nde binlerce ziyaretçi tarafından ilgiyle karşılanıyor.
Antik kentten elde edilen eserler arasında dans eden kızlar frizleri ile zafer tanrıçası Nike, Dyonisos, Nemesis, Asklepios ve Kronis heykelleri de yer almakta.
Sagalassos Antik Kenti, Roma dönemine ait özelliklerin yanı sıra, Antoninler Çeşmesi gibi yüzlerce yıllık antik su sistemleri ile de dikkat çekiyor.
Agora Gymnasium’u ve Güneydoğu Caddesi ile yakın zamanda ortaya çıkarılan Sokak Çeşmesi’nin restorasyon çalışmaları sürerken, son kazılarda sfenks tanrı Tutu figürü ve ay tanrısı Men ile Hermes’e ait iki gerçek boyutlu mermer heykel bulunduğu bildirildi.


