Seçil Gür, son günlerde yaşadığı sıkıntıları sosyal medya aracılığıyla duyurarak, 7 aydır süren bir taciz olayını kamuoyuna açıkladı. Olayla ilgili olarak, “Kendini bilmez bir insan tarafından tacize uğruyorum. Sözlü, yazılı ve temaslı tacizler yaşıyorum” şeklinde açıklamalar yaptı. Gür, bu süre zarfında suskun kalmasının sebebinin, başta ailesi olmak üzere kendi mahremiyetini koruma çabası olduğunu dile getirdi. Ancak, yaşadığı sıkıntıların devam etmesi üzerine hukuki yollara başvuracağını belirtti. 5-6 ay boyunca hayatına dahil ettiği bu kişinin, yaptıkları ahlaksız ve tahrik edici davranışları karşısında dayanma gücünü kaybettiğini ifade etti.
Seçil Gür, yaptığı açıklamalarında “Bu kişi durmak bilmiyor” diyerek, tacizci hakkında yasal işlem başlatacağını açıkladı. Ayrıca, “Bazı insanlar arasında normal gibi görünen ama aslında normal olmayanlar var. Allah, herkesi kötü insanlardan korusun ve iyi insanlarla karşılaştırsın” diyerek, yaşadığı zorlu sürecin kendisi ve ailesi üzerindeki etkilerini vurguladı. Gür, mahkemeye başvurup tüm yasal haklarını kullanmaya karar verdiğini belirtti.
Ancak, gelişmelerin ardından Seçil Gür, şikayetini geri çekme kararı aldı. Avukatından yapılan açıklamada, “Kısa bir süre önce müvekkilimiz Seçil Gür, 7 ay önce ilişkisini sonlandırdığı kişi tarafından aylarca tacize uğradığını sosyal medya hesabından duyurmuştur” denildi. Neyse ki, basında yer alan asılsız haberlerden dolayı sürecin zorlu geçtiği kaydedildi. Avukat seslerini duyurmanın ardından, söz konusu kişinin artık rahatsızlık vermeyeceği düşüncesinin müvekkilinde oluştuğu belirtildi.
Seçil Gür, bu noktada medyada yaşanan gelişmelerin isimlerinin anılmasını istemediği için hukuki süreçten vazgeçtiğini kaydetti. Avukatları Av. Zeynep Atıl ve Av. Berna Onbaşı, bu durumun basına ve kamuoyuna saygıyla duyurulmasını talep etti.
Yaşanan olay, toplumsal bir hassasiyeti yeniden gündeme getirirken, bireylerin yaşadığı zor süreçlere toplumun dikkat çekmesine neden oldu. Seçil Gür gibi birçok kişi, benzer durumlar karşısında sessiz kalmamak adına cesaret gösterme ihtiyacı hissediyor. Medyada yoğun ilgi gören bu olay, toplumsal cinsiyet eşitliği, taciz ve kadın hakları konusunda daha fazla tartışmaya yol açarak, hukukun ve adaletin gerekliliğini aktarır hale geldi.
Seçil Gür’ün hikayesi, mahremiyet, hür irade ve sosyal medya etkileşiminin nasıl birbirini etkilediği üzerine derinlemesine bir tartışmanın kapısını araladı. Bu tür durumlarla ilgili daha fazla farkındalık yaratılması gerektiği artık kabul görüyor. Sadece bireylerin maruz kaldığı zor koşullara dikkat çekmekle kalmayıp, aynı zamanda çözüm önerilerinin de ön plana çıkması önem arzediyor.


