CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi olan Ömer Fethi Gürer, Niğde’de şekerpancarı yetiştiren köylerdeki çiftçilerle buluşarak, karşılaştıkları problemleri yerinde gözlemledi.
Ömer Fethi Gürer’in şeker pancarı üreticileri ile yaptığı sohbetlerde, çiftçilerin karşılaştığı problemların ağırlıklı olarak pancar kotası, fiyatlandırma ve kuraklık olduğu belirlendi. Gürer, “Pancar sözleşmeli tarım ürünlerimizden bir tanesi ve bu sene TÜİK tahminlerine göre yüzde 2’lik bir rekolte düşüşü yaşanacak ve toplam 23 milyon tonluk bir üretim bekliyoruz. Ancak, yıl sonu pancar avans fiyatının çiftçilerimizi memnun edecek seviyede olmaması, 20 Eylül’de başlayacak olan pancar kampanyası öncesinde çiftçilerimizin girdi maliyetlerini karşılamayacağı endişesini doğuruyor” şeklinde ifade etti.
Pancar üreticisi Naci Aralcıoğlu da, “Gübre, mazot, elektrik ve işçilik giderleri bizim maliyetlerimizi oluşturuyor. Bölgedeki fabrika özelleştirildi ve farklı zamanlarda ürün getirmemizi istiyor, kota uyguluyor. Geçen yıl bu durumdan dolayı büyük zorluklar yaşadık. Fabrika bize bir randevu veriyor ama istediği zaman almıyor. Eğer kota tam dolmadıysa, bizden para kesiliyor. Eğer 100 ton pancar verirsek, firma bize kota primi veriyor” dedi.
Gürer, çiftçilerin kuraklık sorunuyla yüzleştiğini belirtti ve “Bu koşullar altında verimli üretim yapmanın zorlaştığını” ekledi. Gürer, çiftçilere, “Yıl sonunda pancar üreticisi olarak hangi beklentilere sahipsiniz?” diye sordu.
Aralcıoğlu, “En az 2500 lira civarında bir pancar fiyatı bizim maliyetlerimizi karşılar. Çünkü mazot fiyatları yüksek, enerji maliyetleri artıyor ve su maliyetleri de yükseliyor. Sulama suyu, her dinamo başına en az 15.000 lira maliyet getiriyor ve kuraklık nedeniyle sulamada sıkıntılar yaşadık. Faturalar 15-20 bin lira arasında gelmeye başladı, ödemekte zorlanıyoruz” dedi.
Gürer, kuraklık durumunun pancar üretimini olumsuz etkilediğini vurgulayan Gürer, “Mevsim kurak geçtiği için çiftçiler yeraltı suyundan faydalanıyor ancak yeraltı suyu seviyeleri her geçen yıl düşüyor. Bu durum, suya ihtiyaç duyan pancar üretimini olumsuz etkiliyor. Şeker pancarı, stratejik bir ürün olup, şeker ihtiyacımızı karşılamasının yanı sıra, küspe ve melas gibi ürünleri de sağlıyor. Ancak, özelleşmiş fabrikaların getirdiği yeni kurallar üretimi zorlaştırıyor” ifadelerini kullandı.
Aralcıoğlu ayrıca, pancar ekiminin azalmaya başladığını belirtti: “Bu yıl pancar ekimi çok az oldu. Çiftçilerin yüzde 80’i, pancar ekiminden vazgeçti. Köyde ancak 1.000 ton pancar ekimi gerçekleştirilebildi; şeker pancarı ekimi yüzde 80 oranında azaldı. Köyde sadece 10 kişi pancar ekimi yaptı ve çiftçiler pancar ekimini bırakmaya başladı. Geçen yıl yaşadığımız süreç çok zorladı; fabrika bizi uzun süren bekleme sürelerine tabi tuttu. Bu durum, çiftçileri üretimden soğuttu. Özel fabrikaların getirdiği değişiklikler, çiftçilere zarar verdi ve çiftçiler pancar ekimi bıraktılar.”
CHP’li Gürer ayrıca, şeker pancarının stratejik bir ürün olduğunu vurguladı ve “Şeker pancarı ekimi, çapa yapılması, bakımı, sökümü, taşınması ve işlenmesi süreci oldukça uzundur ve bu süreçten esnaf da yararlanır. Bu nedenle, çiftçilerin şeker pancarına sahip çıkması gerekiyor. Üreticiler, yaşadıkları sıkıntıları bizimle paylaşıyor ve problemlerini gidermek için yetkililere başvuruyoruz. Özel fabrikaların getirdiği zor koşulların hafifletilmesi gerekiyor. Daha önce, çiftçilerin pancar söktüğünde, devlet pancarları ‘kantar’ denilen yerlerde toplar ve fabrikaya belirli bir program dahilinde gönderirdi. Bu durum, çiftçinin kaybını en aza indirgerdi. Ancak şimdi, fabrikalar belirli bir randevu verip, ürünlerin ihtiyaçlarına göre getirilmesini istiyor. Bu durum, kayıpları artırıyor ve problemli bir süreç devam ediyor. Problemin çözümü, hükümetin doğru bir üretim planlaması yapması ve bu planda, bölgedeki su kaynaklarının azalması nedeniyle su tüketimi yüksek olan yerlerde pancar ekiminin yapılmasını planlamasıyla mümkün” dedi.


