Kıbrıs’ta gerçekleştirdiği konserin ardından İstanbul Havalimanı’nda yer alan ünlü sanatçı Şevval Sam, muhabirlerin sorularını yanıtladı. Ünlü sanatçı, İzmir’deki 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı konseri için 5.3 milyon lira aldığı iddialarına dair açıklık getirdi.
”Bahsedilen rakamlar kesinlikle doğru değil” diyen Şevval Sam, bu konuda dikkat çekici bir açıklama yaptı. Özellikle, piyasa ücretleri üzerine yaptığı değerlendirmelerde, iddiaların gerçeği yansıtmadığını vurguladı.
”PAYIMA DÜŞENİ ALIYORUM”
Şevval Sam, konu ile ilgili daha fazla bilgi vererek, ”Eğer piyasa araştırması yapılırsa, kimin ne kadar aldığı açıkça görülebilir. Serbest piyasada herkes, kendi isteği doğrultusunda bir rakam belirleyebilir. Ancak, benim bu rakamlarla kesinlikle bir bağlantım yok. Bahsedilen miktar, organizasyonun toplam maliyetidir ve şahsımla bir ilgisi yok. Ben sadece payıma düşen ücreti alıyorum.” ifadelerini kullandı.
Şevval Sam, kendisine yöneltilen eleştiriler karşısında sosyal sorumluluk projelerine olan bağlılığını da hatırlatmayı ihmal etmedi. Sanatçı, kadınlar için düzenlediği ücretsiz konserlerin yanı sıra, birçok sosyal projeye destek verdiğini de belirtti. Bu, onun toplumsal duyarlılığını ve sanatçılığını bir arada nasıl yürüttüğünü gözler önüne serdi.

Konserlerinin yanı sıra hayır işlerine olan ilgisi ile de tanınan Şevval Sam, bu yönü ile toplumda nasıl bir fark yaratmaya çalıştığını göstermektedir. Kadın ve çocuklar için gerçekleştirilen sosyal etkinliklere katılımı, onun sanatçı kimliğini daha değerli kılan unsurlardan biri olarak öne çıkmaktadır.
Sonuç olarak, bu tür olaylar sanat dünyasında her zaman tartışma yaratmaktadır. Şevval Sam’ın almış olduğu ücretler ve bu ücretlerin organizasyon bütçesindeki yeri, sıkça gündeme gelen konulardan birisidir. Özellikle sanatçılar ve organizatörler arasında bu tür diyalogların kurulması, hem sanatın değeri açısından önemlidir hem de toplumun bu tür etkinliklere olan ilgisini artırmaktadır.
Şevval Sam’ın duruşu ve bu iddialara karşı verdiği yanıt, onun kariyeri boyunca nasıl bir denge kurmayı başardığını, hem sanatını icra ederken hem de topluma faydalı olmaya çalıştığını gözler önüne sermektedir. Bu da, sanatın yalnızca bir eğlence değil aynı zamanda bir sosyal sorumluluk aracı olduğunun somut bir örneğidir.



