Anahtar Parti Başkanlık Divanı, 2024 yılı itibarıyla Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu başkanlığında toplandı. Toplantıda, Suriye’deki gelişmeler ve ülkemizin asgari ücret politikası üzerine kapsamlı tartışmalar yapıldı. Yapılan yazılı açıklamada, Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun mevcut durumunun kritik bir sürecin içinde olduğu vurgulandı. Açıklamada, “Suriye iç savaşının başlangıcından itibaren Türk Devleti, milli güvenliği ve bölgesel dengelerdeki gücünü koruyabilmek için birçok zorlukla karşılaşmıştır. Bu süreçte, terör olayları ve kitlesel göç gibi tehditlerle başa çıkmaya çalışılmıştır” ifadeleri kullanıldı.

Ayrıca, Suriye’deki mevcut duruma dair halkı bilgilendiren açıklamalarda, Türk Devleti’nin uluslararası arenada kendine bir yer edinme mücadelesinin önemine değinildi. “Güçlü bir ulus olabilmek için, Türkiye’nin uluslararası hukukun gereklerine uygun davranması gerektiği belirtilerek, ‘İsrail’in Golan Tepeleri’ni işgali ve Filistin halkına yönelik devam eden saldırılar kabul edilemez’ ifadesine yer verildi.

Yavuz Ağıralioğlu başkanlığındaki divan, Türkmen varlığının korunması gerektiğini ifade ederek, Kıbrıs ve Akdeniz politikalarının da göz önünde bulundurulması gerektiğinin altını çizdi. Hükümete, uluslararası hukuk çiğnenerek yapılan tüm girişimlere karşı durması çağrısında bulunuldu.

‘ASGARİ ÜCRET AÇLIK SINIRININ ALTINA DÜŞTÜ’

Bunun yanı sıra, toplantıda asgari ücret konusuna da dikkat çekildi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından Kasım 2024’te açıklanan verilere göre, Türkiye’deki ücretli çalışan sayısının 15 milyon 837 bin olduğu, buradan yaklaşık 7 milyon kişinin asgari ücretle geçimini sağladığı belirtildi. 2024 yılı asgari ücretinin 17 bin 2 TL olduğu ifade edilirken, Türk-İş’in verilerine göre açlık sınırının 20 bin 561 TL, yoksulluk sınırının ise 66 bin 976 TL olduğu vurgulandı. Bu bağlamda asgari ücretin, açlık sınırının altında kalması ciddi bir sorun olarak gündeme getirildi.

Açıklamada, asgari ücretin zamanla alım gücünün düştüğü ve yıl sonu itibarıyla 9 bin TL seviyesine gerileyeceği belirtilerek, “Artık sofraların kurulamaz hale geldiği” ifadesi kullanıldı. BDDK’nın açıkladığı verilere göre, bireysel kredi kartlarında takipteki alacak oranının bir yılda iki katına çıktığına dikkat çekildi. Bu durumun aile içi sorunlara ve toplumsal sıkıntılara yol açabileceği uyarısı yapıldı.

Asgari ücretin sadece Ocak ayında artış gösterip, yıl ortasında yeniden açlık sınırının altında kalmaması gerektiği ifade edilerek, enflasyon farkının verilmesi gerektiğinin altı çizildi. Ayrıca, asgari ücret tutarının işveren üzerindeki maliyetinin de dikkatlice hesaplanması gerektiği belirtildi.

Ayrıca, bütçenin kötü yönetilmesi ve gelir dağılımındaki adaletsizlikler nedeniyle, düşük ücret politikası ve yüksek faiz uygulamalarının enflasyonu artırmadığı ifade edildi. 2025 yılı için aylık enflasyonun yüzde 3 seviyelerinde olacağı ve açlık sınırının o dönemde 26 bin 659 TL’ye ulaşacağı öngörüldü. Anahtar