![]()
Çocukların şiddet, ihmal ve istismardan korunması amacıyla tedbirlerin belirlenmesi ve yeni önerilerin geliştirilmesine dair önerge TBMM Başkanlığına sunuldu.
AK Parti, çocukların her türlü şiddet, ihmal ve istismardan korunması ile akıl, ruh ve beden sağlıklarının gelişimlerini destekleyecek tedbirlerin tespit edilmesi amacıyla TBMM Başkanlığına yeni bir önerge sundu. Ayrıca mevcut koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi için bir Meclis araştırması açılması talep edildi.
Önergenin gerekçesini açıklayan AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, çocukluk döneminin fiziki ve psikolojik gelişimin en kritik dönemi olduğunu belirtti. Bu nedenle çocukların korunması ve refahlarının sağlanmasının devletin en önemli görevlerinden biri olduğu vurgulandı.
Gerekçede, çocuğun yüksek yararı ilkesinin çocukların yaşama, korunma, gelişme ve katılım haklarını güvence altına aldığı ifade edildi. Türkiye’nin çocukları daima geleceğin teminatı olarak gördüğü ve onların mutlu, güvenli bir gelecek yaşamaları için özel bir önem verildiği ifade edildi.
Aile ve devletin çocukların korunmasındaki sorumlulukları, Anayasa’nın 41. maddesi ile güvence altına alındığına dikkat çekilen önergede, çocukların eğitimi, sağlığı ve aile yapısının korunmasına dair üst politika belgeleri üzerinden mevcut durumun önemi vurgulandı.
Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilmiş Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin çocuk haklarını güvence altına alan en önemli uluslararası belge olduğu anımsatıldı. Türkiye’nin bu sözleşmeyi 14 Eylül 1990’da imzaladığı hatırlatılarak, sözleşmenin çocukların ihtiyaçlarını karşılamayı, onları şiddetten korumayı amaçladığı belirtildi.
Gerekçede, Türkiye’nin taraf olduğu insan hakları sözleşmelerinin sayısının 16 olduğu ve bu durumun çocuk hakları konusunda uluslararası düzeydeki duyarlılık ve kararlılığı gösterdiği ifade edildi.
Önergenin gerekçesinde, sekiz yaşındaki Narin ve Tekirdağ’da bir bebeğin uğradığı istismar örnekleriyle toplumun bu konudaki hassasiyeti ele alındı. Çocukların hakları ve korunmasının bir öncelik olduğunun altı çizildi.
Kadına yönelik şiddet ve adli vakaların da toplumda kalıcı yaralar bıraktığı belirtilerek, yasal düzenlemelere rağmen üzücü olayların yaşanmasının bir araştırma komisyonu kurulmasını gerektirdiği savunuldu.
Çocuğun sosyalleşmesi, haklarının korunması ve ihtiyaçlarının karşılanmasında ailenin rolü; birey ve toplum ilişkilerinin güçlü bir şekilde tesis edilmesi açısından öne çıkarıldı. Ailenin bireylerin toplumsal refahında kritik bir öneme sahip olduğu, son dönemde aile yapısının hedef alındığına dikkat çekildi.
Sonuç olarak, önerge, çocukları her türlü şiddet, ihmal ve istismardan koruyacak mekanizmaların güçlendirilmesi ve daha etkili çözümler geliştirilmesi amacıyla Meclis Araştırması açılmasını talep ediyor. Bu hususta gerekli tedbirlerin belirlenmesi ihtiyacının aciliyetine vurgu yapıldı.


