CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, hem Türkiye hem de dünya gündemi hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. İktidarın belirlemiş olduğu farklı zam oranlarını eleştiren Toprak, “İktidar, aynı enflasyon oranına göre belirlediği farklı oranlarla işçilere asgari ücreti yüzde 30 artırdı, memurlara yüzde 11,54 ve işçi-emeklilerine yüzde 15,75 zam yaptı. Bu durum, aynı ekonomik koşullarda yaşayanlar için üç farklı enflasyon zammı ve dört farklı en düşük ücret anlamına geliyor” dedi.

“MİLYONLARCA ÇALIŞAN VE EMEKLİ YOKSULLUKTA EŞİTLENDİ”

Memur zamlarının yanı sıra işçi ve emekli maaşlarının durumuna da dikkat çeken Toprak, şu ifadeleri kullandı: “Toplu sözleşme imzalayan iktidar kontrolündeki Memur-Sen, yaşanan büyük mağduriyetle tepki topladı. Bu sendikanın başkanı bile, Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde yüzde 11,54’lük artışı protesto etti. Diğer memur sendikaları olan KESK, Kamu-Sen ve Birleşik Kamu-İş, 13 Ocak’ta iş bırakma eylemi kararı aldı. Emekli dernekleri de, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yapılan yüzde 15,75 artışı günlerdir protesto etmekte. İktidar ise zamlarla ilgili ‘Hayırlı olsun, kimseyi enflasyona ezdirmedik’ demeye devam ediyor.”

Toprak, 2025 yılı için yapılacak zamlara da değinerek, “Üç farklı zam oranına göre 2025 yılında en düşük işçi maaşı yani asgari ücret, yüzde 30 artışla 22 bin 104 TL’ye yükselecek. En düşük memur aylığı ise yüzde 11,54 artışla 43 bin 698 TL, en düşük memur emeklisi aylığı da yine yüzde 11,54 artışla 19 bin 616 TL, en düşük SSK ve Bağ-Kur emekli aylığı ise yüzde 15,75 artışla 14 bin 469 TL olacak” bilgilerini verdi. Bu tabloya dikkat çeken Toprak, “Aynı ekonomik koşullarda, aynı fahiş fiyatlarla boğuşan, aynı fatura bedellerini ödeyen işçi, memur ve emekliler arasında bu kadar büyük bir farklılık nasıl olur?” diyerek çarpıcı bir noktaya parmak bastı.

“YARGISAL GÖZDAĞI STRATEJİSİ DEVREDE”

Toprak, Türkiye ve Avrupa’nın en köklü barolarından biri olan İstanbul Barosu’na terör örgütü suçlamasıyla açılan soruşturmaları da eleştirdi. “147 yıllık İstanbul Barosu’na böyle bir suçlama yapılması akıl tutulmasıdır. Yönetim kurulunun tamamının ifadeye çağrılması, hukukun içine sürüklendiği durumu gözler önüne seriyor” şeklinde konuştu. Açılan soruşturmaların bir hukuksal yıldırma sürecinin parçası olduğunu vurgulayan Toprak, “Son dönemde medyada yer alan yolsuzluk ve usulsüzlüklerle ilgili herhangi bir işlem yapılmazken, eleştiriler üzerine hemen soruşturmalar açılıyor. Bu durumun arka planında siyasi talimatlar olduğu net bir şekilde ortada” ifadelerini kullandı.

Erdoğan Toprak, “İktidar, kontrol edemediği baroları bölme çabasında. Oldukça baskıcı bir politika yürütmeye devam ediyorlar. Ancak barolar, anayasal hakları koruma görevlerini sürdüreceklerdir” diyerek savunma hakkının önemine dikkat çekti. Tüm bu gelişmeler ışığında, Türkiye’nin hukuk devleti ilkesinin ve adalet sisteminin giderek zayıfladığını belirten Toprak, “Hak savunucularına karşı yürütülen bu operasyon, hukukun siyasallaşmasının en çarpıcı örneğidir” dedi.

Muhabir: İrem AKBAY