![]()
Wall Street Journal (WSJ) tarafından yayınlanan bir haberde, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump yönetiminin Suriye ile ilgili politikalarının belirsizliğinin, Rusya’nın bölgedeki varlığını artırmasına olanak tanıyabileceği ifade edilmektedir. Haberde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin yönetiminin Suriye’deki iç savaşta devrik Esed rejimine sağladığı desteğin önemi vurgulanarak, Rusya’nın Suriye kıyılarına daha fazla askeri üs yerleştirmeyi planladığı iddia edilmektedir.
ABD’nin bu noktadaki tutumu ve Suriye konusundaki belirsizliği, Rusya’nın bölgedeki askeri ve ekonomik varlığını koruma ve geliştirme fırsatı sunduğu kaydedilmektedir. Bu durum, Rusya’nın Suriye’deki etkinliğini artırmasının yanı sıra, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile Putin arasında gerçekleşen telefon görüşmesine de yansımaktadır. Görüşmede, ikili ilişkilerin geliştirilmesine yönelik atılacak adımların tartışıldığı ve Rusya’nın Suriye’deki sosyo-ekonomik koşulları iyileştirmeye istekli olduğunu belirttiği ifade edilmektedir. Bu durum, her iki ülke arasındaki ilişkilerin olumlu bir başlangıç aşamasında olduğuna işaret etmektedir.
Haberde, bu telefon görüşmesinin ardından Rusya’nın Suriye’ye “nakit para teslim etmesinin,” iki ülke arasındaki ilişkilerin durumunu gösterdiği iddia edilmiştir. Trump döneminde Yakın Doğu İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı olarak görev yapan David Schenker, WSJ’ye yaptığı açıklamada, Trump yönetiminin Suriye’deki yeni yönetimle ilgili somut bir planının olmadığını belirtmiştir. Schenker, ABD’nin Suriye’ye müdahale etmemesinin, Rusya’nın bölgedeki etkisini artırmasına karşı çıkmayı zorlaştırdığını dile getirmiştir.
Washington Yakın Doğu Araştırmaları Enstitüsü’nden Anna Borshchevskaya ise Moskova’nın Suriye ile yürüttüğü müzakerelerle ilgili olarak, Rusya’nın herhangi bir fikir birliğine ihtiyaç duymadan kendi kararlarını alabilme avantajına sahip olduğunu vurgulamıştır. Bu durum, Rusya’nın Suriye’deki etkisini artırma çabalarının daha da kolaylaşmasını sağlayabilir.
Sonuç olarak, ABD’nin belirsiz politikalarının Suriye’deki durumu önemli ölçüde etkilediği ve Rusya’nın bu belirsizlikten yararlanarak bölgede daha güçlü bir askeri, ekonomik etkinlik sağlamaya çalıştığı görülmektedir. Bu çerçevede, Rusya’nın Suriye ile olan ilişkileri güçlendirme çabalarının yanında, diğer ülkelerle olan stratejik ilişkilere de dikkat edilmesi gerekmektedir. Aynı zamanda, ABD’nin Suriye’ye yönelik tutumunun bölgedeki dinamikleri nasıl şekillendireceği de önümüzdeki dönemde önemli bir konu olacaktır.



