Türkiye İstatistik Kurumu’nun “İstatistiklerle Kadın, 2023” çalışmasıyla ortaya çıkan verilere göre, kadınların istihdamı ve kazancı erkeklerden daha düşük seviyede devam etmektedir. Geçen yılın verileri incelendiğinde, cinsiyetler arasındaki ücret farkının tüm eğitim düzeylerinde erkekler lehine gerçekleştiği belirlenmiştir. Örneğin, en yüksek fark yüzde 17,1 ile yükseköğretim mezunları arasında görülmüştür. Bu durum, üniversite mezunu bir kadının 30 bin lira maaş alırken, aynı eğitim seviyesindeki bir erkeğin 35 bin 130 lira maaş almasıyla açık bir şekilde ortaya konmuştur. Kadın ve erkek arasındaki en düşük fark ise yüzde 12,4 ile ilkokul ve altı mezunları arasında belirlenmiştir.
Yıllık brüt ücret ve maaş verilerine dayanılarak yapılan hesaplamalara göre, en yüksek fark yüzde 19,6 ile lise mezunları arasında gözlemlenirken, en düşük fark ise yüzde 14,5 ile ilkokul ve altı mezunları arasında meydana gelmiştir. İş gücüne katılım oranları incelendiğinde ise, 15 yaş ve üzeri nüfusun işgücüne katılma oranının %53,1 olduğu tespit edilmiştir. Bu oran kadınlarda %35,1 iken erkeklerde ise %71,4 olarak gerçekleşmiştir. Bu veriler, kadınların iş gücüne katılım oranının erkeklere göre belirgin bir şekilde daha düşük olduğunu göstermektedir.
TÜİK’in yayımladığı raporda kadın-erkek ücret farkının mevcut olduğu ve bu farkın tüm eğitim düzeylerinde kendini gösterdiği açık bir şekilde ifade edilmiştir. Özellikle yükseköğretim mezunlarının kazançlarında görülen farklar dikkat çekicidir. Bu durum, eğitim seviyesi yüksek kadınların dahi erkek meslektaşlarına göre daha düşük maaş aldığını göstermektedir. Kadınların iş gücüne katılım oranının düşük olması ve kazanç farklarının belirgin olması, Türkiye’deki kadın istihdamı konusunda dikkat edilmesi gereken noktaları ortaya sermektedir.
Sonuç olarak, kadınların istihdamı ve kazancının erkeklerden daha düşük seviyede olduğuna dair açıklanan istatistikler, eğitim seviyesi ne olursa olsun kadınların erkeklere göre daha dezavantajlı bir konumda olduğunu göstermektedir. Bu durumun değişmesi ve cinsiyet eşitsizliğinin giderilmesi adına yapılması gerekenlerin belirlenmesi, toplumsal açıdan önemli bir konunun da gündeme gelmesini sağlayacaktır.



