Türkiye ile Japonya arasında yıllardır devam eden diplomatik ilişkilerin 100. yılı vesilesiyle gerçekleştirilen “Ekonomik Ortaklık Anlaşması” görüşmeleri devam etmektedir. Türkiye’nin Ankara Büyükelçisi ve Japonya’nın Ankara Büyükelçisi Katsumata Takahiko, yapılan açıklamalarla bu anlaşmanın üçüncü ülkeleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi konusunda mutabık kaldıklarını belirtti. 1924 yılına kadar dayanan diplomatik ilişkilerde Japonya’nın Türkiye’ye verdiği önem vurgulanırken, aynı zamanda Orta Asya ve Afrika’da ortak projeler yürütüldüğüne ve Ukrayna’nın yeniden inşası konusunda iş birliği yapılmasının planlandığına dikkat çekildi.
6 Şubat 2023’te yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremin ardından depremzedelere destek olmak için Japon Büyükelçi Katsumata, genç ve çocuklara judo kıyafeti bağışlama sözü verdi. Ayrıca gelecekte denizcilik ve uzay iş birliğinin gündeme gelebileceği ifade edildi. Türkiye’nin ilk astronotu hakkında bilgi verilirken, bu alanda iş birliğinin arttırılması gerektiği üzerinde duruldu. Ayrıca İstanbul’da açılması planlanan Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ile bilimsel teknoloji alanında da iş birliği yapılmasına önem verildi.
Ekonomik anlamda Türkiye-Japonya ilişkilerinin G20 ve bölgesel ekonomiler dikkate alındığında önemli olduğu belirtildi. Halihazırda devam eden Ekonomik Ortaklık Anlaşması görüşmeleri ile ticaret, yatırım ve adil rekabetin kapsamlı bir şekilde ele alınması hedeflenmektedir. Bu anlaşmanın gelecekteki işbirliği, ekonomi ve yatırımları artırabilecek en önemli itici güç olabileceği vurgulandı.
Sonuç olarak, Türkiye ile Japonya arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yılında gerçekleştirilen Ekonomik Ortaklık Anlaşması görüşmelerinin üçüncü ülkeleri de içerecek şekilde genişletilmesi planlanmaktadır. Bu anlaşmanın Türk ve Japon şirketlerinin ortak projeler yürütmesi, depremzedelere destek olması ve gelecekte denizcilik ve uzay iş birliğinin gündeme gelebileceği gibi pek çok alanda iş birliğini artıracağı öngörülmektedir. Gelecekte Türk-Japon iş birliğinin daha da güçleneceği ve bu ortaklığın dünya çapında önemli bir itici güç olacağı öngörülmektedir.



