TÜİK’in son verilerine göre, Türkiye’de nüfusun neredeyse yarısı kadınlardan oluşuyor. Kadın milletvekili oranı ise yüzde 19,9’a ulaştı. ADNKS’e göre, kadın nüfusu 43 milyon 32 bin 734 kişi, erkek nüfusu ise 43 milyon 59 bin 434 kişi olarak kaydedildi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye nüfusunun yüzde 49,98’ini kadınlar, yüzde 50,02’sini erkekler oluşturdu.
Kadın milletvekili oranı yüzde 19,9 oldu.
TÜRKİYE NÜFUSUNUN YÜZDE 49,98’İ KADIN, YÜZDE 50,02’Sİ ERKEK
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi, erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle toplam nüfusun yüzde 49,98’ini kadınlar, yüzde 50,02’sini ise erkekler oluşturdu. Kadınlar ile erkekler arasındaki bu oransal denge, kadınların daha uzun yaşaması nedeniyle 60 ve daha yukarı yaş grubundan itibaren kadınların lehine değişti. Kadın nüfusun oranı 60-74 yaş grubunda yüzde 51,9 iken 90 ve üzeri yaş grubunda yüzde 69,7 oldu.

KADINLARIN ERKEKLERDEN 5,2 YIL DAHA UZUN YAŞADIĞI GÖRÜLDÜ
Hayat Tabloları sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi 2022-2024 döneminde Türkiye geneli için 78,1 yıl iken kadınlarda 80,7 yıl, erkeklerde 75,5 yıl oldu. Genel olarak kadınların erkeklerden daha uzun yaşadığı ve doğuşta beklenen yaşam süresi farkının 5,2 yıl olduğu görüldü.

DOĞUŞTA SAĞLIKLI YAŞAM SÜRESİ KADINLARDA 56,3 YIL
Belirli bir yaştaki kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen yıl sayısını ifade eden sağlıklı yaşam süresi, 2022-2024 döneminde sıfır yaşında bulunan bir kişi için Türkiye genelinde 57,6 yıl iken kadınlarda 56,3 yıl, erkeklerde 58,9 yıl oldu. Buna göre erkeklerin doğuşta sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 2,6 yıl daha uzun olduğu görüldü.

ORTALAMA EĞİTİM SÜRESİ KADINLARDA 8,8 YIL
Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresinin yıllara göre arttığı görüldü. Türkiye geneli için 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi 2011 yılında 7,3 yıl, kadınlarda 6,4 yıl, erkeklerde 8,3 yıl iken 2024 yılında Türkiye genelinde 9,5 yıl, kadınlarda 8,8 yıl, erkeklerde 10,2 yıl oldu.
EN AZ BİR EĞİTİM DÜZEYİNİ TAMAMLAYAN 25 VE DAHA YUKARI YAŞTAKİ KADINLARIN ORANI YÜZDE 88,3
Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranının 2008-2024 yılları arasında arttığı görüldü. En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki bireylerin toplam nüfus içindeki oranı 2008 yılında yüzde 75,1 iken 2024 yılında yüzde 92,6 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde 2008 yılında en az bir eğitim düzeyini tamamlayan kadınların oranı yüzde 67,5, erkeklerin oranı yüzde 82,8 iken bu oran 2024 yılında kadınlarda yüzde 88,3, erkeklerde ise yüzde 97 oldu.

YÜKSEKÖĞRETİM MEZUNU OLAN 25 VE DAHA YUKARI YAŞTAKİ KADINLARIN ORANI YÜZDE 23,6
Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre yüksekokul ve fakülte, yüksek lisans ve doktora mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranı 2008 yılında yüzde 9,1 iken 2024 yılında yüzde 25,2 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde 2008 yılında yükseköğretim mezunu kadınların oranı yüzde 7,1, erkeklerin oranı yüzde 11,2 iken bu oran 2024 yılında kadınlarda yüzde 23,6, erkeklerde ise yüzde 26,8 oldu.
ANNESİ YÜKSEKÖĞRETİM MEZUNU OLANLARIN YÜZDE 84,4’ÜNÜN YÜKSEKÖĞRETİM MEZUNU OLDUĞU GÖRÜLDÜ
Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre ebeveynin tamamladığı eğitim düzeyine göre ferdin tamamladığı eğitim düzeyi oranına bakıldığında ebeveynin eğitim seviyesi yükseldikçe bireyin eğitim düzeyinin yükseldiği görüldü. Annesi yükseköğretim mezunu olan 25 yaş ve üzeri nüfusun 2024 yılında yüzde 84,4’ünün yükseköğretim mezunu olduğu görüldü.

YÜKSEKÖĞRETİM MEZUNU KADINLARIN İŞGÜCÜNE KATILIM ORANI YÜZDE 68,7
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun işgücüne katılma oranının yüzde 54,2 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 36,8, erkeklerde ise yüzde 72,0 oldu. İşgücüne katılma oranı eğitim durumuna göre incelendiğinde kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe işgücüne daha fazla katıldıkları görüldü. Okuryazar olmayan kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 14,6, lise altı eğitimli kadınların yüzde 27,5, lise mezunu kadınların yüzde 38,5, mesleki veya teknik lise mezunu kadınların yüzde 43,8 iken yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 68,7 oldu.
KADINLARIN İSTİHDAM ORANININ ERKEKLERİN YARISINDAN DAHA AZ OLDUĞU GÖRÜLDÜ
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun istihdam oranının yüzde 49,5 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 32,5, erkeklerde ise yüzde 66,9 oldu.
En yüksek istihdam oranı yüzde 54,7 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) bölgesinde, en düşük istihdam oranı ise yüzde 39,5 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) ve TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgelerinde gerçekleşti.
En yüksek kadın istihdam oranı yüzde 39,3 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) bölgesinde, en düşük kadın istihdam oranı ise yüzde 20,9 ile TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgesinde gerçekleşti.
En yüksek erkek istihdam oranı yüzde 72,3 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde, en düşük erkek istihdam oranı ise yüzde 59,0 ile TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) bölgesinde gerçekleşti.

KADINLARIN İSTİHDAMDA YARI ZAMANLI ÇALIŞMA ORANI YÜZDE 18,3
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre yarı zamanlı çalışanların istihdam içindeki oranının 2024 yılında yüzde 12,1 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 18,3, erkeklerde ise yüzde 9,0 oldu.
HANESİNDE 3 YAŞIN ALTINDA ÇOCUĞU OLAN 25-49 YAŞ GRUBUNDAKİ KADIN İSTİHDAM ORANI YÜZDE 26,9
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki bireylerin istihdam oranı 2014 yılında yüzde 59,8 iken 2024 yılında yüzde 60,0 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde 2024 yılında hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan kadınların istihdam oranının yüzde 26,9, erkeklerin istihdam oranının ise yüzde 90,9 olduğu görüldü.
KADIN BÜYÜKELÇİ ORANI YÜZDE 28,4
Dışişleri Bakanlığı verilerine göre kadın büyükelçi oranı 2011 yılında yüzde 11,9 iken 2025 yılında yüzde 28,4 oldu. Erkek büyükelçi oranı ise 2011 yılında yüzde 88,1 iken 2025 yılında yüzde 71,6 oldu.
KADIN MİLLETVEKİLİ ORANI YÜZDE 19,9
Türkiye Büyük Millet Meclisi verilerine göre 2025 yıl sonu itibarıyla 592 milletvekili içerisinde kadın milletvekili sayısının 118, erkek milletvekili sayısının ise 474 olduğu görüldü. Meclisteki kadın milletvekili oranı 2007 yılında yüzde 9,1 iken 2025 yılında yüzde 19,9 oldu.
YÜKSEKÖĞRETİMDE GÖREVLİ PROFESÖRLER İÇİNDE KADIN PROFESÖR ORANI YÜZDE 34,9
Yükseköğretim İstatistiklerine göre yükseköğretimde görevli profesörler içerisindeki kadın profesör oranı 2010-2011 öğretim yılında yüzde 27,6 iken 2024-2025 öğretim yılında yüzde 34,9 oldu. Yükseköğretimde görevli doçentler içerisindeki kadın doçent oranı ise 2010-2011 öğretim yılında yüzde 32,2 iken 2024-2025 öğretim yılında yüzde 43,3 oldu.

ÜST VE ORTA DÜZEY YÖNETİCİ POZİSYONUNDAKİ KADIN ORANI YÜZDE 21,5
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı 2012 yılında yüzde 14,4 iken 2024 yılında yüzde 21,5 oldu. Borsa İstanbul’da işlem gören en büyük 50 şirketin (BİST 50) yönetim kurulu üyelerine bakıldığında 2016 yılında yüzde 12,2 olan kadın üye oranı 2025 yılında yüzde 18,3 oldu.
KADIN AR-GE PERSONELİNİN ORANI YÜZDE 34,2
Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması sonuçlarına göre Tam Zaman Eşdeğeri (TZE) cinsinden kadın Ar-Ge personel sayısı 2024 yılında 106 bin 74 kişi ile toplam Ar-Ge personel sayısının yüzde 34,2’sini oluşturdu. Sektörler itibarıyla kadın Ar-Ge personel oranı yükseköğretimde yüzde 47,9, genel devlette yüzde 30,6, şirketlerde ise yüzde 28,2 oldu.
ORTALAMA İLK EVLENME YAŞI KADINLARDA 26
Evlenme İstatistiklerine göre resmi olarak ilk evliliğini 2025 yılında yapmış olan kadınların ortalama evlenme yaşı 26,0 iken erkeklerin ortalama evlenme yaşı 28,5 oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek olduğu il kadınlarda 29,6 yaş, erkeklerde 32,4 yaş ile Tunceli oldu. En düşük olduğu il ise kadınlarda 23,7 yaş ile Kilis, erkeklerde 26,4 yaş ile Şanlıurfa oldu.

KADINLARIN YÜZDE 17’SİNİN EĞİTİM SEVİYELERİNİN EŞLERİNDEN DAHA YÜKSEK OLDUĞU GÖRÜLDÜ
ADNKS sonuçlarına göre resmi evliliklerde eşler arasındaki eğitim farkı incelendiğinde 2024 yılında kadınların yüzde 38,3’ünün kendilerinden daha yüksek eğitimli erkeklerle evli olduğu görüldü. Eşlerinden daha yüksek eğitimli olan kadınların oranı yüzde 17,0, eğitim seviyeleri aynı olan eşlerin oranı ise yüzde 43,3 oldu.
KESİNLEŞEN BOŞANMA DAVALARI SONUCU ANNENİN VELAYETİNE VERİLEN ÇOCUK ORANI YÜZDE 74,6
Boşanma İstatistiklerine göre 2025 yılında kesinleşen boşanma davaları sonucu çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Annenin velayetine verilen çocuk oranı yüzde 74,6 iken babanın velayetine verilen çocuk oranı yüzde 25,4 oldu.
YAPAY ZEKA KULLANAN KADINLARIN ORANI YÜZDE 18,8
Yapay Zekâ İstatistiklerine göre internet kullanan bireylerden üretken yapay zekâ kullandığını beyan edenlerin oranı 2025 yılında yüzde 19,2 oldu. Bu oran kadınlarda yüzde 18,8, erkeklerde yüzde 19,4 oldu. Yapay zekâ kullanma oranı yaş gruplarına göre incelendiğinde en fazla kullanımın yüzde 39,4 ile 16-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunda kadınların yüzde 40,5’inin, erkeklerin ise yüzde 38,3’ünün yapay zekâ kullandığı görüldü.
BEYİN GÖÇÜ ORANI KADINLARDA YÜZDE 1,6
Yükseköğretim Beyin Göçü İstatistiklerine göre yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı 2024 yılında yüzde 2,0 oldu. Bu oran kadınlarda yüzde 1,6, erkeklerde yüzde 2,4 oldu.
YOKSULLUK VEYA SOSYAL DIŞLANMA RİSKİ ALTINDA OLAN KADINLARIN ORANI YÜZDE 30,1
Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre 2025 yılında toplam nüfusun yüzde 27,9’unun yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 30,1, erkeklerde ise yüzde 25,6 oldu.
KADINLARIN EN FAZLA MARUZ KALDIĞI ŞİDDET TÜRÜ PSİKOLOJİK ŞİDDET
Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması sonuçlarına göre yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 28,2’sinin psikolojik şiddete, yüzde 18,3’ünün ekonomik şiddete, yüzde 12,8’inin fiziksel şiddete, yüzde 10,9’unun ısrarlı takibe, yüzde 8,3’ünün dijital şiddete ve yüzde 5,4’ünün cinsel şiddete uğradığı görüldü.




