Son yirmi yılda Türkiye siyasi sahnesinde yaşanan değişim ve polemikler, farklı siyasi kesimler arasındaki gerilimi ve kutuplaşmayı açıkça gözler önüne sermektedir. Özellikle AK Parti’nin iktidara gelmesiyle birlikte muhalefet partileri ve destekçileri tarafından sürekli olarak ötekileştirilmiş ve eleştirilmiştir. Seçilmeden önce, seçildikten sonra ve hatta Cumhurbaşkanı olduktan sonra dahi sürekli olarak hedef gösterilen ve eleştirilen AK Parti lideri ve partisinin politikaları, medya üzerinden de desteklenmiş ve derinleştirilmiştir.
Ötekileştirmenin had safhaya ulaştığı bu dönemde, muhalefet partileri arasında da içsel çatışmalar ve ayrılıklar yaşanmıştır. Normalleşme isteği taşıyan ve kutuplaşmayı reddeden insanlar dahi aforoz edilmiş ve dışlanmıştır. Ancak bu atmosfer içinde, AK Parti’nin politikalarına karşı eleştirel bir yaklaşım sergileyen ve normalleşmeyi destekleyen isimler de ortaya çıkmıştır. Bu isimlerden biri de CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Özel’dir.
Özgür Özel’in partisindeki normalleşme ve uzlaşma çağrıları, parti içinde ve dışında farklı yankılar uyandırmıştır. Öte yandan, CHP’nin yapısındaki sert muhalefetçi tavrı ve kutuplaştırıcı politikaları, halk nezdinde destek bulmamış ve eleştirilmiştir. Bu durum, CHP’nin toplum nezdindeki algısının değişmesine ve parti içi tartışmalara neden olmuştur.
Türkiye siyasetindeki bu durum, AK Parti’nin uzun yıllardır iktidarda olmasının yanı sıra, muhalefetin de etkin ve alternatif politikalar üretememesinden kaynaklanmaktadır. Sürekli olarak eleştiri ve ötekileştirme üzerine kurulu bir siyaset anlayışı, ülke genelinde kutuplaşmayı derinleştirmiş ve toplumsal barışı zayıflatmıştır.
Sonuç olarak, Türkiye siyasetinde yaşanan kutuplaşma ve ötekileştirme, sadece siyasi partiler arasındaki çatışmalara değil, toplumun geneline de olumsuz yansımalar yapmaktadır. Bu nedenle, siyasi liderlerin ve partilerin uzlaşma, diyalog ve normalleşme çağrılarına kulak vermesi ve toplumsal barışı güçlendirmek için adımlar atmaları gerekmektedir. Aksi takdirde, ülke genelindeki kutuplaşma ve gerilim artarak devam edecektir.



