Hayatın her geçen gün daha da pahalı hale geldiği bir dönemde, zam furyası durmak bilmeden devam ediyor. Bu durum, toplumda ciddi bir rahatsızlık yaratmakta ve büyük bir huzursuzluk kaynağı haline gelmektedir. İnsanlar, alışveriş yaparken, yemek yerken veya herhangi bir hizmet alırken artık hesapların yüksekliğinden şikâyet eder hale geldi. İşte bu olumsuz gidişatı net bir şekilde yansıtan bir olay, Ankara’nın Keçiören ilçesindeki bir kafede yaşandı.
Olayın detaylarına girecek olursak, kafede oturan bir müşteri, aldığı yiyecek ve içeceklerin fiyatını yüksek buldu ve hesabı ödemek istemedi. “Ben bunu kabul etmiyorum” diyerek adisyonu parçalayan bu müşteri, hızla mekândan ayrıldı. Durumu izleyen diğer müşteriler, bu beklenmedik anı şaşkınlıkla takip ederken, kafe çalışanları duruma müdahalede bulunmak istedi; ancak müşteri, çoktan mekândan çıkmıştı. Görgü tanıklarından alınan bilgilere göre, bu müşterinin yüksek bulduğu hesap tutarına karşı verdiği sert tepkisi sosyal medyada da geniş yankı buldu.
Haberin yayılması üzerine toplumda iki farklı görüş ortaya çıktı. Bazı insanlar, bu müşterinin yüksek hesaba tepki gösterme konusunda haklı olduğunu savundu ve onun davranışını destekledi. Fahiş fiyatlar karşısında sessiz kalmanın doğru olmadığını düşünen bu grup, tüketicilerin haklarını savunması gerektiğini belirtmekte. Ancak diğer yandan, bazı kişiler bu tür davranışların yanlış olduğunu ve hizmet bedelinin ödenmesi gerektiğini ifade ederek “Hizmetin bedeli ödenmeli, bu yapılan doğru değil” şeklinde yorumda bulundular.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta ise, müşterinin hesap ödemeden mekândan ayrılmasının doğru bir davranış biçimi olmadığı. Her ne kadar yüksek hesap tutarı, haksız bir fiyatlandırma olarak değerlendirilebilirse de, artık yediklerinden dolayı ödeme yapmadan gitmek, kabul edilebilir bir tutum değildir. “Aman dikkat…” diyerek, burada önemli bir uyarıda bulunmak gerekiyor: Yiyecek ve içecek tüketimi gerçekleştikten sonra, bunun karşılığı olan bedeli ödememek, haksız duruma düşürmektedir.
Toplum olarak, yüksek fiyat artışlarına karşı tepkimizi ortaya koymanın yollarını bulmalıyız; ancak bunun yasalar çerçevesinde yapılması, her zaman en adil yöntemdir. Yasal sürece başvurmak, haksızlıkların giderilmesi için en sağlıklı yol olacaktır. Tüketici haklarını savunmak önemlidir, fakat her bireyin bunun yasal çerçeveler içerisinde yapılmasını gözetmesi gerektiği de unutulmamalıdır. Fahiş fiyat uygulamalarına itiraz etmenin yolları olması gerektiğini ve bu tür vakalar için denetimlerin arttırılması gerektiğinin altını çizmektedir.
Yaşadığımız ekonomik zorluklar karşısında, hepimiz farklı tepkiler verebiliriz; ancak bu tepkilerin nerede ve nasıl verileceğini dikkatlice düşünmek gerekir. Özellikle son günlerde yaşanan olaylar, toplumda ciddi bir bilinçlenmeye sebep olmalı ve bu konuda farkındalığı artırmalıdır. Gelecek, daha bilinçli tüketiciler ve sağduyulu davranışlarla şekillenecektir.


